Teslim Alma Ofisi
Alış Tarihi
{{fromDayNumber}}
{{fromDayName}} {{fromMonthName}}
Saat Aralığı
İade Etme Ofisi
İade Tarihi
{{toDayNumber}}
{{toDayName}} {{toMonthName}}
Saat Aralığı
diyarbakir-gezilecek-yerler-tarihi-surici-rehberi

Diyarbakır Gezilecek Yerler: Tarihi Suriçi Rehberi

Diyarbakır, Mezopotamya ovasına bakan surları, binlerce yıllık şehir kültürü ve güçlü mutfağıyla Türkiye’nin en özel duraklarından biri. Suriçi bölgesi, kentin kalbi sayılıyor ve gezinizin büyük kısmı bu surların içinde geçiyor. Burada camiler, hanlar, kiliseler, bahçeler ve edebiyatçılara adanmış müzeler adım başı karşınıza çıkıyor.

Diyarbakır Surları: UNESCO Dünya Mirası

Diyarbakır surları ve Hevsel Bahçeleri, 2015 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü Dünya Mirası Listesi’ne alınmış durumda. Yaklaşık 5 buçuk kilometre uzunluğa ulaşan surlar, Asya ve Avrupa’daki en etkileyici savunma yapılarından biri kabul ediliyor. Suriçi bölgesini bir çember gibi saran bu duvarlar, Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri ile birlikte hem kültürel hem de doğal bir peyzaj oluşturuyor.

Diyarbakır Surlarının Tarihi ve Mimarisi

Surların tarihini takip ettiğinizde, Roma’dan Bizans’a, İslam beyliklerinden Osmanlı’ya kadar uzanan bir zincir görüyorsunuz. Bugünkü şekli büyük ölçüde Roma ve Bizans döneminde oluşmuş, daha sonra Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerinde onarımlar ve eklemeler yapılmış. Surların ana malzemesi, çevrede bolca bulunan koyu renkli volkanik bazalt taşı; bu taş hem dayanıklı hem de şehre karakterini veren siyah silueti oluşturuyor. Yaklaşık seksen burç ve üzerinde onlarca kitabe bulunan duvarlar, farklı dönemlerin izlerini yan yana taşımaya devam ediyor.

Sur Kapıları: Harput, Urfa, Mardin ve Yeni Kapı

Diyarbakır surlarının dört ana kapısı, sadece yönleri değil, tarih boyunca açıldıkları güzergahlarla da önemli. Kuzey, güney, doğu ve batıya bakan bu kapılar, kenti çevre bölgelere bağlayan ticaret yollarının başlangıç noktaları olmuş. Bugün şehri gezerken kapıların her biri, sur turunuza farklı bir giriş kapısı olarak düşünülebilir. Özellikle fotoğraf severler için hem kapıların dış cephesinde hem de iç tarafta güzel kadrajlar yakalamak mümkün.

Sur kapılarını gezerken hangi kapının nereye baktığını bilmek işinizi kolaylaştırır:

  • Harput Kapı ya da Dağ Kapı: Kuzeye açılır, adını Harput yönüne uzanan yoldan alır ve surların en hareketli girişlerinden biridir.
  • Urfa Kapı: Batıya bakar, tarih boyunca Urfa ve Anadolu içlerine giden kervanların çıkış noktası olmuştur.
  • Mardin Kapı: Güneye, yani Mardin ve Mezopotamya yönüne açılır, Dicle vadisine inerken güzel manzaralar sunar.
  • Yeni Kapı: Doğuya bakan bu kapı, surların son açılan ana kapısı olduğu için adını buradan alır ve bugün şehir içi ulaşımda sık kullanılan girişlerden biridir.

Sur Üstü Yürüyüşü ve Fotoğraf Noktaları

Sur üstünde yürümek, hem şehri hem de Dicle vadisini aynı anda görmenin en keyifli yollarından biri. Fakat surların her bölümü güncel güvenlik ve restorasyon durumuna göre her zaman açık olmayabiliyor, bu nedenle yerel yönlendirme tabelalarına uymakta fayda var.

Sur hattında öne çıkan fotoğraf ve manzara duraklarından bazıları şöyle:

  • Keçi Burcu çevresi: Hevsel Bahçeleri ve Dicle Nehri’ni geniş açıyla görebileceğiniz en etkileyici noktalardan biri.
  • Mardin Kapı civarı: Sur taşları ile ovaya bakan manzarayı aynı karede yakalamak için ideal.
  • İçkale ve Hz. Süleyman Camii çevresi: Hem surların iç kısmını hem de eski yerleşimi yukarıdan görmek için güzel bir durak.
  • Urfa Kapı tarafı: Geleneksel Diyarbakır evlerinin damları, sokak dokusu ve sur çizgisi aynı kadraja sığabiliyor.

Ulu Cami (Büyük Cami): Selçuklu Mimarisi

Ulu Cami, Anadolu’daki en eski camilerden biri kabul ediliyor ve Diyarbakır’daki İslam mirasının merkezi sayılıyor. Yapının kökeni, kentin en büyük kiliselerinden biri olan Mar Toma Kilisesi’nin 7 yüzyılda camiye dönüştürülmesine dayanıyor. Zaman içinde özellikle Büyük Selçuklu ve Artuklu dönemlerinde büyük onarımlar ve ek yapılarla bugünkü halini almış. Avlusundaki revaklar, cephesindeki taş işçiliği ve Şam’daki Emevi Camisi’ni anımsatan plan şeması, mimarlık meraklılarını kendine çekiyor.

Hz. Süleyman Camii ve Türbesi

İçkale bölgesinde yer alan Hz. Süleyman Camii, Diyarbakır’ın manevi merkezlerinden biri. Cami, bir yandan İnaloğulları döneminin izlerini taşırken, diğer yandan içerdiği türbelerle dikkat çekiyor. Burada, kentin İslam orduları tarafından alınışı sırasında şehit düştüğüne inanılan Hz. Süleyman ve beraberindeki sahabelerin kabirleri bulunuyor. Siyah bazalt taşla inşa edilen yapı, sade cephesi ve surlarla kurduğu ilişkiyle fotoğraf için de güzel bir durak.

Behram Paşa Camii ve Külliyesi

Behram Paşa Camii, Osmanlı döneminin Diyarbakır’da bıraktığı en gösterişli yapıların başında geliyor. 16. yüzyılda dönemin valisi Behram Paşa tarafından yaptırılan cami, mimarlık kaynaklarında Mimar Sinan’a atfedilen eserler arasında sayılıyor. Tamamen kesme taştan, tek kubbeli olarak inşa edilen yapı, hem iç hem dış cephedeki taş süslemeleri ve çini kaplamaları ile öne çıkıyor. Duvarlardaki renkli taş örgüsü, mukarnaslı mihrap ve işçiliği özenle yapılmış minber, Diyarbakır taş ustalığının zirve örnekleri arasında gösteriliyor.

Hasan Paşa Hanı ve Sülüklü Han

Ulu Cami’nin hemen doğusunda yer alan Hasan Paşa Hanı, Osmanlı ticaret hayatının izlerini taşıyan görkemli bir han. 16. yüzyıl sonlarında inşa edilen han, avlulu ve iki katlı planıyla klasik Osmanlı han geleneğini yansıtıyor. Günümüzde alt katta kahvaltıcılar, kahveciler ve küçük dükkanlar, üst katta ise el işi ürünleri satan işletmeler bulunuyor; sabah erken saatlerde burada yapılan uzun Diyarbakır kahvaltıları adeta ritüel haline gelmiş durumda.

Sülüklü Han ise adını avlusundaki kuyudan çıkarılan ve geçmişte tıbbi amaçla kullanılan sülüklerden alıyor. 17. yüzyılda inşa edilen bu han, siyah bazalt taş cephesi, geniş avlusu ve gölgeli eyvanları ile tipik Diyarbakır han mimarisini yansıtıyor. Kurtuluş Savaşı sırasında süvari karargâhı olarak da kullanıldığı bilinen yapı, bugün restore edilmiş haliyle kafe ve kültür mekânı olarak hizmet veriyor.

Meryem Ana Kilisesi: Süryani Mirası

Suriçi’nde yer alan Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi, kentin çok kültürlü yapısının en önemli tanıklarından biri. Kökeni 3. yüzyıla uzanan bu ibadethane, yüzyıllar boyunca Süryani cemaatinin dini merkezi olmuş ve bir dönem patriklik makamına da ev sahipliği yapmış. Avludaki sekizgen havuz, taş işçiliği güçlü cepheler ve iç mekandaki ahşap işli mihrap, kilisenin mimari detayları arasında dikkat çekiyor. Diyarbakır’da yaşayan Süryani topluluğunun hafızasını taşıyan yapı, ziyaretçilerine sessiz ama çok katmanlı bir tarih sunuyor.

Hevsel Bahçeleri: 8000 Yıllık Tarım Kültürü

Surlar ile Dicle Nehri arasında uzanan Hevsel Bahçeleri, yüzyıllar boyunca Diyarbakır’ın sebze ve meyve ambarı olmuş. Yaklaşık yedi yüz hektarlık bu alan, hem şehre su ve gıda sağlayan hem de kuş göç yolları üzerinde yer aldığı için zengin bir ekosisteme sahip bir tarım peyzajı. Bugün Hevsel’e baktığınızda, teraslar halinde uzanan bostanlar, dut ve kavak ağaçları ile patchwork gibi görünen tarlalar görüyorsunuz. Surların belirli noktalarından ve Mardin Kapı çevresinden bu manzarayı izlemek, şehri UNESCO listesine taşıyan kültürel peyzajı anlamanın en iyi yolu.

Dicle Nehri Kenarı ve On Gözlü Köprü

Suriçi’nden kısa bir yolculukla ulaşılan On Gözlü Köprü, Dicle Nehri’nin üzerinde yükselen zarif kemerleri ile fotoğraf severlerin gözdesi. 11. yüzyılda Mervaniler döneminde yapıldığı kabul edilen köprü, uzun süre Diyarbakır’ı Silvan ve çevre yerleşimlere bağlayan ana geçiş noktalarından biri olmuş. Bugün araç trafiğine kapalı olup yayalara açık olması, Dicle kıyısında yürüyüş ve manzara keyfi için büyük avantaj.

Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi

Ünlü şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu ev, bugün etnografya müzesi olarak ziyarete açık. 18. yüzyılda inşa edilen konak, avlu etrafında sıralanmış kanatları, bazalt taş duvarları ve geleneksel planıyla Diyarbakır konut mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Müzede şaire ait kişisel eşyalar, fotoğraflar ve yazışmalarla birlikte dönemin gündelik yaşamını anlatan etnografik objeler sergileniyor. Hem edebiyat meraklıları hem de geleneksel Diyarbakır evlerini yakından görmek isteyenler için mutlaka uğranması gereken bir durak.

Ziya Gökalp Müzesi ve Ahmed Arif Edebiyat Müzesi

Sosyolog ve düşünür Ziya Gökalp’in doğduğu ev, bugün müze olarak düzenlenmiş durumda. 19. yüzyıldan kalma bu iki katlı bazalt taş konak, merkezi avlu etrafında üç kanat halinde konumlanıyor ve hem aile yaşamını hem de dönemin ev tipolojisini yansıtıyor. Müze içinde Ziya Gökalp’e ait kişisel eşyalar, belgeler ve dönemin yayınları görülebiliyor.

Cahit Sıtkı Tarancı Evi’nin hemen yakınındaki Ahmed Arif Edebiyat Müzesi ise, Diyarbakır doğumlu şaire ithaf edilmiş bir edebiyat evi niteliğinde. Restorasyon sonrası müze kütüphane olarak işlev kazanan yapıda, Ahmed Arif’in eşyaları, el yazısı şiirleri ve bölgeden pek çok şairin fotoğrafları sergileniyor. Avludaki sakin atmosfer, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp edebiyatla baş başa kalmak için ideal.

Suriçi Geleneksel Sokaklar ve Mahalleler

Suriçi mahalleleri, yalnızca taş evler ve dar sokaklardan ibaret değil; aynı zamanda güçlü bir mahalle kültürünün yansıması. Melik Ahmet, Hasırlı, Fatihpaşa, Cami Nebi gibi mahalleler tarih boyunca farklı toplulukların bir arada yaşadığı, gündelik yaşamın sokaklara taştığı yerler olmuş. Son yıllarda yaşanan olaylar ve kentsel dönüşüm, bu dokuyu kısmen değiştirmiş olsa da, hâlâ geleneksel taş evler, avlulu konaklar ve küçük atölyelerle karşılaşmak mümkün. Suriçi’ni gezerken büyük caddeler yerine ara sokaklara kısa kısa dalmak, kentin gerçek yüzünü görmek için iyi bir yöntem.

Diyarbakır Mutfağı: Kaburga Dolması ve Meftune

Diyarbakır gezisinin gerçek anlamda tamamlanması için mutfağını tatmak şart. Kent mutfağı, et ve sebzenin bolca kullanıldığı, baharatların dengeli seçildiği güçlü bir yapıya sahip. Özellikle uzun pişen tencere yemekleri ve fırın yemekleri, misafirliğin ve özel günlerin vazgeçilmezleri arasında. Kaburga dolması ve meftune, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin en çok peşine düştüğü iki lezzet.

Diyarbakır’da denemeniz gereken başlıca tatlı tuzlu lezzetlerden birkaçı:

  • Kaburga dolması: Kuzu kaburganın içi pirinç, et ve bademle doldurulup uzun süre buharda, ardından fırında pişiriliyor.
  • Meftune: Et ve patlıcanın sumakla ekşilendirildiği, yazın patlıcanla, kışın kabak ya da başka sebzelerle de yapılan bir tencere yemeği.
  • Ciğer kebabı: Sabah saatlerinde bile tüketilen ince şişe dizilmiş ciğer, közde kısa sürede pişirilip bol yeşillikle servis ediliyor.
  • İçli köfte ve reyhan şerbeti: Ara öğünlerde ya da akşam yemeği eşlikçisi olarak karşımıza sıkça çıkıyor.

Malabadi Köprüsü: Ortaçağ Mühendislik Harikası

Silvan yolu üzerinde yer alan Malabadi Köprüsü, Artuklu döneminden kalma etkileyici bir taş köprü. Taç kemeriyle birlikte dünyanın en büyük taş kemer açıklıklarından birine sahip olduğu kabul edilen köprü, hem mühendislik hem estetik açıdan dikkat çekiyor. Köprü, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor ve Batman Çayı üzerindeki konumu sayesinde suya yansıyan siluetiyle fotoğraf için çok uygun bir sahne sunuyor. Diyarbakır merkez ile köprü arasındaki mesafe kullanılan güzergâha göre yaklaşık 90 ile 100 kilometre arasında değişiyor ve araçla ortalama bir buçuk saat sürüyor.

Zerzevan Kalesi ve Antik Mithras Tapınağı

Çınar ilçesi yakınlarındaki Zerzevan Kalesi, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınır garnizonlarından biri olarak kullanılmış. Surlar, kuleler, sarnıçlar ve konut kalıntılarıyla geniş bir alana yayılan kale, özellikle gün batımında çevre manzarasıyla etkileyici bir görüntü oluşturuyor. Kalenin en dikkat çekici yapısı ise ana kayaya oyulmuş Mithras Tapınağı; bu yeraltı kutsal alanı, Roma’nın doğu sınırında ortaya çıkarılan ilk ve dünyada bulunan son Mithras tapınaklarından biri olmasıyla öne çıkıyor. Zerzevan ve Mithras Tapınağı, bugün UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor ve rehberli turlar eşliğinde gezilebiliyor.

Avis ile 1 Günlük Diyarbakır Suriçi Turu

Sadece bir gününüz varsa ve zamanınızı verimli kullanmak istiyorsanız, iyi planlanmış bir Suriçi rotası işinizi çok kolaylaştırır. Kent içi toplu taşıma ile de gezilebilir, fakat özellikle havalimanına inişten itibaren zaman kazanmak için araç kiralama avantaj sağlar. Diyarbakır Havalimanı’nda hizmet veren Avis’ten bir araç alarak sabah erken saatten itibaren yoğun bir program yapabilirsiniz. Araçla sur dışındaki otoparklara park edip Suriçi’ne yürüyerek girmek genellikle daha rahat oluyor.

Bir günlük Suriçi turu için örnek rota şu adımlarla planlanabilir:

  • Sabah: Ulu Cami ziyareti ve hemen yanında Hasan Paşa Hanı’nda uzun kahvaltı.
  • Öğle öncesi: Sur üstü yürüyüşü, Keçi Burcu ve Hevsel manzarası, ardından Hz. Süleyman Camii ve İçkale gezisi.
  • Öğleden sonra: Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Ahmed Arif Edebiyat Müzesi ve Ziya Gökalp Müzesi ile edebiyat rotası.
  • Akşamüstü: Meryem Ana Kilisesi ziyareti, Sülüklü Han da kahve molası ve Melik Ahmet Caddesi çevresinde kısa bir sokak turu.

Avis ile 2 Günlük Diyarbakır ve Çevre İlçeler Turu

İki gün ayırabildiğinizde, Suriçi ile yetinmeyip çevredeki antik alanlara da rahatça uzanabilirsiniz. Bu noktada araç kiralamak neredeyse zorunlu hale geliyor; çünkü Malabadi Köprüsü, Zerzevan Kalesi gibi yerler birbirinden ve şehir merkezinden oldukça uzak. Diyarbakır Havalimanı veya şehir içindeki Avis ofisinden alacağınız araçla, hem kendi temponuza göre hareket edebilir hem de köy yollarında sık duraklı bir keşif yapabilirsiniz. Özellikle yaz ve bahar aylarında, rotayı gün doğumu ya da batımına göre ayarlamak manzara deneyimini güçlendiriyor.

İki günlük geziyi kabaca şöyle kurgulayabilirsiniz:

  • 1. gün: Tam günü Suriçi’ne ayırın; sur yürüyüşü, Ulu Cami, hanlar, kilise ve müzeleri dolaşıp akşamı On Gözlü Köprü ve Dicle kıyısında tamamlayın.
  • 2. gün: Sabah erken saatte Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı’na gidin, öğleden sonra Malabadi Köprüsü’ne geçerek gün batımını köprü üzerinde ya da çay kıyısında karşılayın.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Diyarbakır gezilecek yerler kaç günde gezilebilir?

Sadece Suriçi ve çevresindeki temel noktaları görmek için bir tam gün genellikle yeterli oluyor. Fakat müzeleri sindire sindire gezmek, Hevsel’de yürümek ve Dicle kıyısında zaman geçirmek isterseniz en az iki gün ayırmak daha konforlu. Malabadi Köprüsü ve Zerzevan Kalesi gibi şehir dışı durakları da eklediğinizde, Diyarbakır ve çevresini üç güne yaymak ideal dengeyi sağlıyor.

Diyarbakır surlarına giriş ücreti var mı?

Diyarbakır surları kamusal alan içinde bulunduğu için genel olarak ücretsiz ziyaret ediliyor. Bazı burçlara ya da sur üstündeki belirli bölümlere çıkış güvenlik veya restorasyon gerekçesiyle dönem dönem sınırlandırılabiliyor. Bu yüzden sur gezisine başlamadan önce, açık olan girişleri ve yürüyüş güzergâhları yerinde kontrol etmekte fayda var.

Diyarbakır'da mutlaka yenmesi gereken yemekler nelerdir?

Kaburga dolması, meftune ve ciğer kebabı, Diyarbakır mutfağının en tanınmış üç lezzeti. Bunlara ek olarak içli köfte, sac tava, sembusek ve ayran aşı çorbası da sıkça öneriliyor. Tatlı tarafında kadayıf, burma ve pekmezli tatlılar öne çıkıyor.

Hevsel Bahçeleri'ne nasıl gidilir?

Hevsel Bahçeleri, Sur ilçesinde, surların altındaki yamaçtan Dicle Nehri ne kadar uzanan geniş bir yeşil kuşak. Suriçi’nden Mardin Kapı yönüne yürüyerek, surların altına inen yollardan ya da Keçi Burcu çevresinden manzara noktalarına ulaşabilirsiniz. Araçla geliyorsanız, sur üstüne çıkmadan önce park edip kısa bir yürüyüşle bahçe manzarasına erişmek en pratik yöntemdir.

Sur üstünde yürüyüş yapmak güvenli mi?

Sur üstü yürüyüşü keyifli olsa da, her bölüm her zaman ziyarete açık değil. Bazı kısımlar restorasyon çalışmaları nedeniyle kapalı olabiliyor, bazı noktalarda ise korkuluklar sınırlı olduğu için dikkatli olmak gerekiyor. Gün içinde, özellikle sabah ve öğleden sonra saatleri hem sıcaklık hem de güvenlik açısından daha uygun kabul ediliyor.

Diyarbakır'da gezilecek yerlerin açılış saatleri?

Surlar ve Dicle kıyısı gibi açık alanlar gün boyu ziyaret edilebiliyor, ancak gece saatlerinde hem güvenlik hem de aydınlatma sebebiyle tavsiye edilmiyor. Ulu Cami, Hz. Süleyman Camii ve diğer camiler için en uygun ziyaret saatleri, namaz vakitleri dışında kalan gündüz saatleridir. Devlete bağlı müzelerin çoğu, Türkiye genelinde olduğu gibi genellikle sabah dokuz ile akşam beş arasında açık oluyor ve pazartesi günleri kapalı olabiliyor.

Malabadi Köprüsü Diyarbakır'a ne kadar uzaklıkta?

Malabadi Köprüsü, Diyarbakır şehir merkezine kara yoluyla yaklaşık doksan civarında kilometre uzaklıkta. Seçeceğiniz güzergâha ve trafik durumuna göre bu mesafe bazı kaynaklarda doksan bir, bazı kaynaklarda yüz kilometre civarında ifade ediliyor. Yol, büyük ölçüde ana karayolu üzerinden devam ettiği için sürüş zorlayıcı sayılmaz ve ortalama bir buçuk saatlik bir yolculukla köprüye ulaşılabiliyor.

Diyarbakır'da araç kiralamak mantıklı mı?

Sadece Suriçi’ni gezecekseniz yürüyerek ve kısa taksi yolculuklarıyla da gayet rahat dolaşabilirsiniz. Fakat Malabadi Köprüsü, Zerzevan Kalesi ve çevre ilçeleri planınıza eklemek istiyorsanız araç kiralamak ciddi bir avantaj sağlar. Diyarbakır Havalimanı’nda ve şehir merkezinde Avis’in ofisleri bulunuyor; uçağınız iner inmez aracı teslim alıp zaman kaybetmeden yola çıkabiliyorsunuz.

Suriçi’nde park yeri bulmak zor mu?

Suriçi sokakları dar, çoğu tek yön ve bazı bölümlerde yayalaştırma uygulamaları var. Bu nedenle surların tam içindeki küçük sokaklarda park yeri bulmak hem zor hem de çoğu zaman pratik değil. Genellikle ziyaretçiler, surların hemen dışındaki ana caddelerde veya ücretli otoparklarda araçlarını bırakıp bölgeyi yürüyerek geziyor.

Diyarbakır'ı hangi mevsimde ziyaret etmek daha iyi?

Diyarbakır’da karasal iklim hakim, yazlar çok sıcak ve kurak, kışlar ise serin ve yer yer yağışlı geçiyor. Yaz aylarında sıcaklıklar otuz derecenin oldukça üzerine çıkabildiği için özellikle temmuz ve ağustosta gündüz gezileri yorucu olabilir. İlkbaharda nisan mayıs ve sonbaharda eylül ekim ayları, hem hava sıcaklığı hem de yağış miktarı açısından şehir gezisi için en uygun dönemler olarak öne çıkıyor.