Teslim Alma Ofisi
Alış Tarihi
{{fromDayNumber}}
{{fromDayName}} {{fromMonthName}}
Saat Aralığı
İade Etme Ofisi
İade Tarihi
{{toDayNumber}}
{{toDayName}} {{toMonthName}}
Saat Aralığı
hatay-gezilecek-yerler-medeniyetler-besigi-ve-lezzet-duragi


Hatay, binlerce yıldır farklı uygarlıkların bir arada yaşadığı, sokaklarında aynı anda ezan ve çan sesinin duyulabildiği çok katmanlı bir şehir. 6 Şubat Depremi ile ağır yara almış olsa da hem tarihini hem de mutfağını korumak için büyük bir restorasyon ve yeniden doğuş sürecinden geçiyor.

Hatay'ı Keşfedin: Medeniyetler Beşiği Sizi Bekliyor

Antik çağda Antakya, Roma ve Bizans dönemlerinin en önemli kentlerinden biri olarak biliniyor ve Hristiyanlık tarihinde de özel bir yere sahip. Günümüzde de Müslüman, Hristiyan ve farklı etnik toplulukların bir arada yaşadığı bu şehir, ziyaretçilere gerçek anlamda çok kültürlü bir deneyim sunuyor. Asi Nehri kıyısında restore edilen sokaklar, taş evler, hanlar ve çarşılar geçmiş ile bugünü yan yana getiriyor. Hatay’ı gezerken bir sokakta cami, az ileride kilise, biraz ötede sinagog görmek bu şehrin ruhunu en iyi anlatan detaylardan biridir.
 

Hatay'a Nasıl Gidilir? Havalimanı ve Karayolu Seçenekleri

Hatay Havalimanı, Antakya merkeze yaklaşık yarım saatlik mesafededir. Türkiye’nin birçok şehrinden Hatay’a otobüsle ulaşmak da kolay ve otogar ile şehir merkezi arasında toplu taşıma ve taksiler hizmet veriyor. Kendi rotasını özgürce çizmek isteyenler için ise havalimanında ve şehir merkezinde Avis ofislerinden otomobil kiralamak pratik bir çözümdür.
 

Hatay'da Kaç Gün Kalmalı? Kültür ve Lezzet Rotası

Hatay’ı anlamak ve tadını çıkarmak için en az iki tam güne ihtiyaç var, üç gün ise hem kültürü hem mutfağı sakin sakin yaşamak için ideal. Bir günü Antakya merkezde müze, çarşı ve kutsal mekânlara, diğer günü Harbiye ve Samandağ tarafındaki doğa ve sahil rotasına ayırabilirsiniz. Üçüncü gününüz varsa Vakıflı Köyü, ek müzeler ve sevdiğin lezzet duraklarına yeniden uğrayarak daha derin bir keşif yapabilirsiniz. Deprem sonrası toparlanma sürecinde olduğundan, programınıza esneklik payı bırakmak ve yerel önerileri dinlemek çok işinize yarar.
 

Antakya: Hatay'ın Tarihi Kalbi

Antakya, antik Antakya’nın üzerine kurulmuş, Asi Nehri boyunca uzanan bir kent ve Hatay’ın kültürel kalbidir. Eski şehir bölgesinde dar sokaklar, taş konaklar, hanlar ve çarşılar kenti açık hava müzesine dönüştürüyor. Depremle kaybedilen pek çok yapının yerine, aslına uygun restorasyon projeleri yürütülüyor ve şehir yavaş yavaş yeniden ayağa kalkıyor. Burada konaklayarak hem gündüz gezi rotalarına kolayca ulaşır hem de akşamları yerel restoran ve kafelerde Hatay mutfağının tadını çıkarabilirsiniz.
 

Hatay Arkeoloji Müzesi: Dünyanın En Büyük Mozaik Koleksiyonu

Hatay Arkeoloji Müzesi, Roma ve Geç Antik dönemden kalma mozaikleriyle dünya çapında saygı gören bir müze ve koleksiyonun büyüklüğüyle öne çıkıyor. Deprem sonrası yapıda ciddi hasar oluştuğu için geniş kapsamlı güçlendirme ve yenileme çalışmaları yürütülüyor, yetkililer müzenin 2026’ya kadar yeniden ziyaretçiye açılması yönünde hedefler açıklıyor. Efsaneleşmiş “İskelet Mozaiği” ve zengin mitolojik sahneler, Hatay’ın geçmişte Akdeniz ticaret ağının merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.
 

Habib-i Neccar Camii: İslam'ın İlk Camilerinden Biri

Habib-i Neccar Camii, Anadolu’daki en eski camilerden biri olarak kabul ediliyor ve adını Kur’an’da anlatılan Habib-i Neccar kıssasından alıyor. Depremde ağır hasar gören yapı için hızlı bir restorasyon süreci başlatıldı ve cami, aslına uygun biçimde yeniden ayağa kaldırılıyor. Hem Müslümanlar hem de farklı inançlardan ziyaretçiler için önemli bir durak olduğundan, içeri girerken sakin olmak, ibadet edenleri rahatsız etmemek ve fotoğraf çekerken görevlilerden izin istemek iyi bir davranış olur.
 

Saint Pierre Kilisesi: Hristiyanlığın İlk Mabedi

Antakya’nın kuzeyindeki kayalara oyulmuş Saint Pierre Kilisesi, Hristiyanlık tarihinde ilk toplu ibadetlerin yapıldığı mağara kiliselerinden biri olarak kabul ediliyor. İç mekândaki sade altar, yan galeriler ve kayaya oyulmuş tüneller bu bölgenin yüzyıllardır hac rotası olmasını sağlamış. Kilise günümüzde anıt müze statüsünde ve deprem sonrası yapılan kontrollerle tekrar ziyarete uygun hale getirilen kutsal mekânlardan biri. Ziyarete gitmeden önce Türk Müzeleri ve Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sitelerinden güncel erişim bilgilerini kontrol etmek yararlı olur.
 

Antakya Tarihi Çarşı: Uzun Çarşı'da Alışveriş

Uzun Çarşı, Antakya’nın kalbinin attığı yer, yüzyıllardır el işi ürünlerin, baharatların, zeytin ve peynirlerin satıldığı geleneksel ticaret merkezi. Sokaklar lonca düzenini hatırlatacak şekilde meslek gruplarına göre ayrılmış, bir köşede bakırcılar, başka bir sokakta baharatçılar ve künefeciler sıralanıyor. Deprem sonrası çarşıda ciddi hasarlar oluşsa da, hem restorasyon projeleri hem de esnafın çabasıyla ticari hayatı sürdürmek için yoğun bir çalışma yürütülüyor. Buradan nar ekşisi, biber salçası, zahter, defne sabunu ve yerel peynirler almadan dönmemek Hatay rotalarının klasik kuralı sayılır.
 

Varius Mozaik Müzesi: Antik Sanatın İzleri

Hatay Arkeoloji Müzesi dışında Antakya ve çevresinde, özellikle özel girişimlerle açılmış daha küçük mozaik müzeleri ve galeriler de ziyaretçileri ağırlıyor. Bu müzelerde Roma villalarının tabanlarından çıkarılmış mozaikler, figürlü sahneler ve geometrik desenler modern bir sunumla sergileniyor. Şehrin merkezindeki bu tür mozaik odaklı mekânlar, büyük müzeye ek olarak daha sakin ve detaylı bir sanat deneyimi sunuyor. Özellikle mozaik sanatı ile ilgileniyorsanız, gezi programınıza bu küçük müzelerden en az birini eklemek güzel bir tamamlayıcı olacaktır.
 

Harbiye Şelaleleri: Efsanevi Defne Korusu

Antakya merkezden kısa bir minibüs ya da araç yolculuğu ile ulaşılabilen Harbiye Şelaleleri, mitolojide Daphne’nin gözyaşları ile özdeşleştirilen serin bir vadi. Deprem sonrası da bölge büyük ölçüde korunmuş durumda ve restoranlar, çay bahçeleri, hediyelik tezgâhları yeniden hizmet vermeye devam ediyor. Alan girişi ücretsiz, fakat araçla geliyorsanız otoparklar ve işletmeler sezona göre değişen bir ücret talep edebilir.
 

Titus Tüneli: Roma Mühendisliğinin Harikası

Samandağ yakınındaki Titus Tüneli, tamamen dağın içi oyularak yapılmış devasa bir su tüneli ve Roma mühendisliğinin en etkileyici örneklerinden biri. Yaklaşık bin üç yüz metreye yaklaşan uzunluğu ve yüksek duvarları ile bu tünel, antik dönemde kenti sel baskınlarından korumak için inşa edilmiş. Günümüzde Çevlik Ören Yeri içinde yer alan alan, Samandağ’dan kalkan servislerle ya da özel araçla, sahil yolunu ve yön tabelalarını takip ederek rahatça ulaşılabilir durumda.
 

Vakıflı Köyü: Türkiye'nin Son Ermeni Köyü

Samandağ ilçesine bağlı Vakıflı Köyü, Türkiye’de resmî olarak tanınan son Ermeni köyü olarak biliniyor. Köydeki kilise, taş evler, organik tarım yapılan bahçeler ve yerel ürünlerin satıldığı küçük dükkânlar ziyaretçilere hem kültürel hem de gastronomik bir deneyim sunuyor. Antakya’dan önce Samandağ’a, oradan da köy yönüne giden minibüsler veya kısa bir taksi yolculuğu ile ulaşım sağlanabiliyor, özellikle yaz döneminde toplu taşıma daha sık işliyor.
 

Samandağ Sahilleri: Akdeniz'de Huzur

Samandağ sahili, kilometrelerce uzanan geniş kumsalı ile hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin denize girdiği doğal bir sahil şeridi. Bölge, aynı zamanda deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarından biri olduğu için bazı bölümlerde çevreye ve uyarı levhalarına dikkat etmek gerekiyor. Zaman zaman dalgalı ve akıntılı olabilen denizde özellikle dalga yüksek olduğunda, cankurtaranların ikazlarına ve yerel yönlendirmelere uymak önemli.
 

Ulu Cami ve Kurtuluş Camii: İbadet Mekânları

Antakya Ulu Camii, şehrin en eski ve en önemli camilerinden biriyken depremde büyük ölçüde yıkıldı ve şu anda aslına uygun şekilde yeniden inşa ediliyor. Resmî açıklamalara göre caminin 2026 yılı içinde ibadete açılması hedefleniyor, bu nedenle ziyaret tarihine göre şantiyeyi dışarıdan görme ya da ibadete açık halini deneyimleme ihtimaliniz olabilir. Kurtuluş Caddesi üzerindeki tarihî camiler ve mescitler için de kapsamlı restorasyon programları yürütülüyor; Sarımiye gibi bazı yapılar tamamlanıp yeniden ibadete ve ziyarete açılmış durumda.
 

Hatay Mutfağı: Orta Doğu'nun Lezzet Başkenti

Hatay mutfağı, Anadolu, Arap ve Akdeniz yemek kültürlerinin bir araya geldiği, yüzlerce çeşit yemek ve tatlı barındıran zengin bir mutfak olarak tanınıyor. Bu zenginlik sayesinde şehir, 2017 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edildi ve “Dünya Gastronomi Şehri” unvanını aldı. Meze kültürü, uzun sofralar, odun fırınında pişen kebaplar ve elbette künefe ile Hatay’da dışarıda yemek adeta bir ritüel. Şehre geldiğinizde en az bir akşamı sadece mezeler ve yavaş yavaş gelen tabaklarla uzun bir Hatay sofrasına ayırmak, bu kültürü hissetmenin en iyi yolu.
 

Künefe Nerede Yenir? En İyi 5 Mekân

Künefe, Hatay denince akla gelen ilk tatlı ve şehirde onlarca künefeci bulunuyor; her birinin hamur kalınlığı, peyniri ve pişirme tekniği biraz farklı. Deprem sonrası pek çok işletme yeni gastronomi çarşılarına ve modern mekânlara taşınarak geleneksel lezzeti yaşatmayı sürdürüyor.
 

Hatay Sofrası: Hummus, Muhammara, Tepsi Kebabı

Hatay sofrası denince akla önce meze tabakları ve ardından fırından yeni çıkmış tepsi kebabı gelir. Nohut, tahin ve limonla hazırlanan humus ile biber ve ceviz ezmesi olan muhammara, neredeyse her masada bulunan vazgeçilmez iki başlangıçtır. Tepsi kebabı ise kasapta hazırlanan kıymanın büyük yuvarlak tepside pişirilip sofraya doğrudan tepsiyle getirildiği, paylaşım kültürünü simgeleyen bir ana yemek. Bu üçlüyü, yanına sıcak pide ve bol yeşillik eşliğinde denediğinizde Hatay mutfağının karakterini çok net hissedersiniz.
 

Hatay'da Ne Yemeli? Mutlaka Tadılması Gereken 12 Lezzet

Hatay’a gelip de birkaç klasik yemeğin ötesine geçmek isteyenler için şehir adeta sonsuz bir menü sunuyor. Aşağıdaki liste, hem yöresel restoranlarda hem de çarşı içindeki küçük lokantalarda sıkça karşınıza çıkabilecek, mutlaka tadılmaya değer lezzetlerden oluşuyor:
  • Humus
  • Muhammara
  • Tepsi kebabı
  • Kâğıt kebabı
  • Oruk içli köfte
  • Biberli ekmek
  • Kaytaz böreği
  • Zahter salatası
  • Sürk peyniri ve zahterli kahvaltı tabağı
  • Fellah köftesi
  • Kabak tatlısı (tahinli ve cevizli)
  • Künefe
Bu lezzetlerin büyük bölümünü, Antakya merkezdeki geleneksel lokantalarda ya da Harbiye ve Samandağ tarafındaki büyük restoranlarda bulabilirsiniz; her bütçeye ve damak zevkine uygun seçenekler mevcut.
 

Hatay'da Nerede Kalınır? Butik Oteller ve Konaklama

Konaklama için en pratik bölge Antakya merkezi, özellikle eski şehir çevresindeki butik oteller hem tarihi dokuya hem de yeme içme noktalarına yakınlığıyla öne çıkıyor. Harbiye çevresinde doğa içinde, şelale ve vadi manzaralı oteller daha sakin ve serin bir ortam arayanlar için ideal. Samandağ sahilinde ise deniz kenarı pansiyonlar ve küçük oteller yaz aylarında tercih edilen bir başka seçenek.
 

Avis ile 1 Günlük Antakya Merkez Turu

Antakya merkezde konaklıyorsanız, Avis’ten günlük araç kiralayarak esnek ve rahat bir şehir turu planlayabilirsiniz. Sabah erken saatte Hatay Arkeoloji Müzesi ve yakın çevresini gezip, sonrasında Habib-i Neccar Camii ve çevredeki tarihî sokaklara geçebilirsiniz. Öğle yemeğini Uzun Çarşı civarındaki lokantalarda yiyip, çarşıda alışveriş yaptıktan sonra Saint Pierre Kilisesi’ne çıkarak gün batımını Asi Vadisi manzarası ile tamamlamak mümkün. Akşam ise aracı otele bırakıp, yürüyerek bir künefeciye uğrayarak günü tatlı bitirebilirsiniz.
 

Avis ile 2 Günlük Hatay Kültür ve Gastronomi Rotası

İki günlük bir programda kiraladığınız araçla hem Antakya merkez hem de çevre ilçeleri rahatça gezebilirsiniz. İlk gününüzü Antakya merkezde müze, çarşı, Habib-i Neccar, Saint Pierre ve gastronomi çarşısına ayırıp, akşam Harbiye’de şelale kenarında yemekle bitirebilirsiniz. İkinci gün sabah Samandağ yönüne sürerek önce Vakıflı Köyü’nü ziyaret edip, ardından Titus Tüneli ve Çevlik bölgesini gezebilir, günün kalanını Samandağ sahilinde denize girerek veya sahil yürüyüşü yaparak değerlendirebilirsiniz.
 

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Hatay Arkeoloji Müzesi giriş ücreti 2026 yılında ne kadar?

Müzenin deprem sonrası restorasyon süreci tamamlanıp tamamen açıldığında, giriş ücretinin diğer büyük arkeoloji müzeleriyle benzer seviyede olması bekleniyor ve tam bilet genellikle orta fiyat aralığında tutuluyor. En güncel rakam için Türk Müzeleri ve Müzekart sitelerine bakmak, ayrıca Müzekart sahibiyseniz ücretsiz giriş hakkını kontrol etmek en sağlıklı yoldur.
 

Saint Pierre Kilisesi hangi günler ziyarete açık? Pazar günü açık mı?

Saint Pierre Anıt Müzesi, genel uygulamaya uygun olarak pazartesi hariç haftanın her günü ziyarete açık, dolayısıyla pazar günü de ziyaret edilebiliyor. Yaz ve kış dönemlerinde açılış kapanış saatleri değiştiği için gitmeden önce sitesindeki güncel saatlere bakmak iyi olur.
 

Harbiye Şelaleleri'ne giriş ücretli mi? Park yeri var mı?

Harbiye Şelaleleri vadisine giriş için bilet ödenmiyor, yani alan girişi ücretsiz. Ancak özel ve belediye otoparkları için değişen miktarlarda ücret alınabiliyor, aracınızı genellikle yukarıdaki otoparklara bırakıp yürüyerek inmek daha rahat oluyor.
 

Hatay'da künefe fiyatları ne kadar? Porsiyonu kaç kişilik?

Antakya merkezdeki bilinen künefecilerde bir porsiyon künefe, şehirdeki diğer tatlılara kıyasla orta seviye fiyatlarda ve her bütçeye uygun seçenekler bulunuyor. Standart bakır tabakta sunulan künefeler genellikle bir kişi için hazırlanıyor ama tatlıyı çok sevmeyen iki kişi de bir porsiyonu paylaşarak tadımlık deneyebilir.
 

Antakya çarşısında pazarlık yapılır mı? İndirim alabilir miyim?

Uzun Çarşı ve çevresinde özellikle baharat, sabun, kuruyemiş ve hediyelik eşya alırken pazarlık kültürü hâlâ oldukça canlı. Etiketli ürünlerde büyük indirim beklememek, ama toplu alışverişte nazik bir şekilde küçük bir indirim istemek genellikle hoş karşılanıyor.
 

Vakıflı Köyü'ne nasıl gidilir? Toplu taşıma var mı?

Antakya’dan önce Samandağ’a giden minibüslere binip, oradan Vakıflı yönüne çalışan dolmuşları kullanabilir ya da kısa bir taksi yolculuğu ile köye ulaşabilirsiniz. Özellikle yaz döneminde minibüs seferleri sıklaşıyor, yine de Samandağ otogarından güncel saatleri sormak faydalıdır.
 

Hatay'da deprem sonrası gezilecek yerler açık mı? (2026 güncel durum)

Depremde ağır hasar gören pek çok tarihî yapı için restorasyon sürse de Harbiye Şelaleleri, Titus Tüneli, Vakıflı Köyü ve Samandağ sahilleri gibi açık hava alanları genel olarak ziyarete açık durumda. Müze ve ibadethaneler için ise özellikle Hatay Arkeoloji Müzesi ve Ulu Cami gibi yeniden inşa sürecindeki yerlerin son durumunu seyahatten hemen önce resmî duyurulardan kontrol etmek en doğru yaklaşımdır.
 

Samandağ plajları temiz mi? Denize girilebilir mi?

Samandağ sahilinde yaz sezonunda pek çok noktada denize giriliyor ve belediye su kalitesini düzenli olarak izliyor. Yine de dalga ve akıntının zaman zaman kuvvetli olabildiğini unutmamak, özellikle uyarı bayrakları ve cankurtaran talimatlarına dikkat etmek gerekiyor.
 

Titus Tüneli'ne arabayla gidilebilir mi? Yol asfalt mı?

Samandağ merkezden Çevlik yönüne giden yolun büyük kısmı asfalt ve özel araçla ören yerinin girişine kadar rahatça ulaşılabiliyor, sonrasında kısa bir yürüyüşle tünele inebilirsiniz. Yaz döneminde yol ve otopark kalabalık olabildiğinden erken saatleri tercih etmek ve dikkatli sürmek önemlidir.
 

Antakya'da gece hayatı nasıl? Eğlence mekânları var mı?

Deprem sonrası Antakya merkezde gece hayatı eskisine göre daha sakin, ama Harbiye ve yeni gastronomi çarşılarında canlı müzik yapan meyhaneler, kafeler ve otel barları akşamları hareketlendiriyor.